başarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
başarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2018 Cumartesi

İŞ YAŞAMINDA DUYGUSAL ZEKÂ

''İş yaşamında duygusal zekânın önemi'' başlıklı yazım, yazılı ve dijital olarak bugün Dünya Gazetesi'nde. Yazının tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

https://www.dunya.com/kose-yazisi/is-yasaminda-duygusal-zekanin-onemi/422342

                               


Sevgilerimle,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr

’Mutlu olmak istiyorsan, başkalarının mutluluğu için de çalış. Bunun sevinci, seni mutlu etmeye yetecektir.’’
~Beethoven~



30 Ekim 2016 Pazar

BAŞARIYA NE KADAR AÇSINIZ?

     Günümüzde başarılı insanların ortak özelliklerinden biri de, başarıya çok aç olmalarıdır. Ne kadar açlık, o kadar BAŞARI. Son yıllardaki yaptığım araştırmalar, edindiğim kaynaklar, çevremdeki başarı tahtına oturmuş kişilerin anlatımları hep aynı yola çıkıyor. Gerçekten hepsi . Yazıyı hazırlarken rahmetli Sakıp Sabancı'nın bir röportajını da anımsar oldum ''ben başarıya açım, açım'' derdi. Diğer çarpıcı bir örnek ise dünyaca ünlü Knut Hamsun'un ''Açlık'' romanından; çok ünlü bir yazar olmak isteyen Hamsun'un parası yoktur, açtır ve elektriği kesilmiştir. Hamsun, her koşulda yazmak zorundadır, markete gider, ekmek veya mum almakta kararsız kalır ve mumu tercih eder. (veresiye teklif edecekken farklı bir durum gelişir...)

     Başarı tahtında oturan hiç kimse bulunduğu noktaya kolay kolay gelmiyor. Zirvedeki kişilere sorulduğunda; ''kendini yetersiz görmek'' ve ''başarısız olma korkusunun'' onları zirveye çıkaran, başarılı yapan önemli faktörler arasında yer aldığını göstermektedir. Başarısız olma kaygısının dozu da önemlidir. Fazlası insanı gerçekten başarısız yapabilir. Burada oluşması gereken formül; ya başarısız olursam korkusu+Çok çalışmak+Pes etmemek.

                                           

     Başarıyla ilgili olarak geçtiğimiz aylarda birkaç yazımı daha paylaşmıştım. Fakat gün geçmiyor ki yeni araştırmalar ortaya çıkmasın. Geçtiğimiz ay Harvard Business dergisinde yayımlanan, Wisconsin School of Business'dan Prof. Shin'in 160 üniversite öğrencisi üzerinde yaptığı bir araştırma, A planı yanında, B planının da olması performansa zarar veriyor. İlginç değil mi? Oysa şimdiye kadar her zaman B ve C planı olmasının gerektiği savunulmuştur. Buradaki davranış, aslında psikolojik bir düşünce şeklidir. Çünkü insanlar B planı olduğunda daha rahat davranıyor. B planı tabii ki yapılması gerekir, hatta C planı da, fakat bana göre; tüm planlar yapıldıktan sonra ciddi bir düşünce kontrolü ve öz disiplin ile diğer planları görmezden gelmek ve hatta yokmuş gibi A planına odaklanmaktır. Diğer bir deyişle, A planı için ne kadar başarıya açsak, hedefimiz de o kadar ulaşılabilir olur. 

     Başarıya aç olma halleri, insanlarda değişik şekillerde ortaya çıkmaktadır. Başarıya aç olan kimselerin kafasında canlandırdığı bir büyük resim vardır. Bu tarz yaklaşımları olan kişiler, geçmişteki edindiği tecrübelerden de yola çıkarak, çok çalıştıklarında, hedefe odaklandıklarında, pes etmediklerinde bir şekilde sonuca ulaşacaklarını bilirler. Bu sebepten başarıya aç olan kişiler, hayalini kurduğu büyük resim neyse, sürece ve sonuca odaklanarak, çok çalışarak engeller karşısında pes etmeyerek hedefine bir gün mutlaka ulaşır. Albert Einstein da durumu çok güzel özetlemiştir aslında; ''Merakınızın peşinden gidin, benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım.''

     Başarıya aç olmak ile ilgili en iyi anlatımlardan biri de, Les Brown'un aşağıda bulunan videosunun içinde saklıdır. İzlemeyenler ya da tekrar izlemek isteyenler ''https://www.youtube.com/watch?v=z6GCmxXAGsA&t=46s'' linkine tıklayabilirler. Les Brown muhteşem bir kişisel gelişim konuşmacısıdır. Zaten hayatı, konuşma yapmasa dahi, insanların içindeki gelişim ve başarıya aç olma tutkusunu açığa çıkarmak için yetiyor. 

                                      

     Aslında gerçekten zor değildir. Konfor alanından çıkmaya istekli, hemen herkes istediği şeyi başarabilir. İnsan doğası gereği konfor alanını terk etmek istemez, orası rahattır, risk yoktur ama konfor alanı içinde kalmak, kimseyi A noktasından herhangi bir yere götürmez. Nereden başlayacağına karar veremeyenler; bir gün işe gitmeden önce normal kalkma zamanından bir saat önce kalkabilirler. Böylece kimsenin müdahale edemediği çok verimli bir zaman dilimi oluşur. Bu zaman dilimi içerisinde, çok verimli kararlar alınabilir, doğru işi yapıp yapmamakla ilgili, gelecek ile ilgili ya da özel yaşama dair... tüm bunlar normal ise sürekli gelişimin bir parçası olmak için yarım saat spor yapmak ve diğer kalan yarım saatte de kitap okuyarak güne başlamak... Sadece bunları yapmak dahi kısa süre içinde bir insanın hayatını değiştirecektir. Bunlar sadece konfor alanından çıkmak ile ilgili birkaç ipucudur. Herkes, kendi hayatı ile ilgili konfor alanını daraltmak için çok farklı çalışmalar yapabilir. Neden mi? Tabii ki gelecekte daha konforlu bir yaşam için...

                   ''Hayatınızdaki konfor alanı daraldıkça, başarı çizginiz yükselecektir.''



Sevgilerimle,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr






21 Temmuz 2016 Perşembe

İŞ HAYATINDA AKIŞA GİRMEK

AKIŞ: MÜKKEMMELİĞİN NÖROBİYOLOJİSİ

Bir besteci işini en iyi yaptığı anları şöyle tarif ediyor;

''Öyle bir kendinizden geçiyorsunuz ki, orada yokmuşsunuz gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Ben bunu pek çok kez yaşadım. Sanki elim bana ait değilmiş ve olup bitenlerle hiçbir ilişkim yokmuş gibi. Sadece orada huşu ve hayranlık içerisinde oturup, izliyorum. Ve o kendiliğinden akıp gidiyor.''

      Bu Tanımlama, birbirinden farklı yüzlerce kadın ve erkeğin, dağcılar, yöneticiler, cerrahlar, basketbolcular, mühendisler hatta dosyalama memurlarının sevdikleri bir işi yaparken kendilerini aşma hissine kapıldıkları anları anlatmalarına dikkat çekecek derecede benziyor. Yirmi yıldır yaptığı araştırmalar süresince, bu tür zirveye çıkmış performansların öykülerini derleyen Chicago Üniversitesi'nden Psikolog Mihaly Csikszentmihalyi, bu insanların betimledikleri duruma ''akış hali'' diyor.

''Başarının ilk kuralı konsantrasyondur. Bütün enerjiyi bir noktaya yönlendirip etrafa bakmadan o noktaya kilitlenmek gerekir.''
                                                                                                                             William Mathesus

                                          

     Akış haline girebilmek duygusal zekânın en üst noktasıdır. Akış, kişinin kendisini unuttuğu bir ruh hali olarak tasalanma ve kaygılanmanın tam karşıtıdır. Sinirli bir şekilde evhama kapılmak yerine akışı yaşayan kişiler kendilerinin bile farkında olmayacak kadar yaptıkları işe gömülür, günlük hayatta zihinlerini meşgul eden küçük şeyleri (sağlık, faturalar, yolunda giden ya da gitmeyen bazı şeyler) bir kenara bırakırlar. Akış yaşayan kişiler performanslarının doruğunda olsalar da nasıl olduklarıyla yani başarı ya da başarısızlıkla ilgilenmezler; onları harekete geçiren şey, salt o faaliyeti yapmaktan aldıkları zevktir. Akış ''ego'' dan uzaktır.

      Akış haline girmenin farklı yolları vardır. Bunlardan biri, bilinçli olarak yapılacak işe kesin bir dikkatle odaklanmaktır; akışın temelinde yüksek bir konsantrasyon hali vardır. Akış insan yaşamındaki ''sınır ötesi bölge'' olarak da adlandırılır. Bu bölgeye giriş, kişilerin yetenekli oldukları bir işi bulup, ona kendilerini biraz zorlayacak bir düzeyde girişmeleriyle de mümkün olur. İnsanların konsantrasyonu, kendilerinden beklenenler her zamankinden biraz daha fazlaysa doruğa çıkar ve sonuçta her zamankinden daha çok şey verebilir. Kendisinden az şey beklenen insan sıkılır. Baş edebileceğinden fazlası istenirse de kaygılanır. Akış, can sıkıntısı ve kaygı arasındaki o hassas bölgede oluşur.

      Akış yaşayan birine baktığınızda, zorun kolay olduğu izlenimini edinirsiniz; doruk noktasındaki performans doğal ve olağan görünür.

                                          

Herkes akışa girebilir mi?

      Tecrübelerimden ve araştırdığım kaynaklardan yola çıkarak; sevdiği işi yapan ya da yaptığı işi sevmeye çalışan, kafasında büyük resmi olan herkes akış halini yaşayabilir. Muhteşem bir deneyimdir. Stresli bir iş yaşamında akış haline girmek, kuvvetli esen rüzgarda sörf yapmaya benzer. Sert esen rüzgarlar akış halinde olan birini asla deviremez. Akış halinde olan birey rüzgarın şiddetinin farkında bile değildir. Sadece yelkenini rüzgara göre ayarlar ve akışın tadını çıkarır.

      Akış halini satış sektörüne entegre edecek olursak, satış başarısı için odaklanılması gereken nokta; hedef, daha fazla randevu ve randevudan gelen satışları arttırmak ve bütün iş tanımını mükemmel bir akış halinde gerçekleştirmek olacaktır.


''Konsantrasyon, bezginlik duymadan fiziki ve zihni enerjiyi bir tek noktaya devamlı uygulama yeteneğidir.''
                                                                                                                                       Thomas Edison




Sevgiler,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr





Kaynak: Daniel Goleman-Duygusal Zekâ Neden IQ'dan önemlidir?


14 Haziran 2016 Salı

BAŞARI NEDİR? NE DEĞİLDİR?

      İş hayatında ve özel yaşamda çok önemli yeri olan ''BAŞARI'' kelimesi birçok insanın arzuladığı bir mertebedir. Yapılan araştırmalar, insanlara mutluluk sağlayan en önemli faktörün, ''KENDİNİ BAŞARILI HİSSETMEK'' duygusu olduğu yönündedir. Başarı kelimesini biraz daha yakından incelersek, aşağıdaki sonuçlara ulaşabiliriz.

BAŞARI (TDK): Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. 

                                     

Peki, başarıyı farklı olarak, açık bir şekilde nasıl tanımlarız?

Diğer bir deyişle BAŞARI;

Hedeflere ulaşma becerisidir,
Aksiyon almaktır,
Tekrar denemektir, (bazen defalarca kez, tekrar denemektir)
Engeller karşısında pes etmemektir,
Azimli olmaktır,
Disiplinli olmaktır,
Sürekli ''nasıl olsa başaracağım'' sözüne inanmaktır,
Büyük resmi düşünerek kendini motive etmektir,
Erken kalkıp günün planını yapmaktır,
Düşünmektir, kendini değerlendirip, hataları düzeltmektir,
Coşku dolu bir şekilde hayata sarılmak da başarıdır,
Kendini motive etmesini bilmektir,
Şartlar ne olursa olsun, sürekli gülümsemektir,
Pozitif yaşama biçimini yaşam tarzı haline getirmektir,
Her geçen gün daha iyi olmaya çalışmaktır, sürekli öğrenmektir,
Hedef uğrunda çok çalışmaktır,
Konfor alanından uzaklaşmaktır,
Başarısız olma korkusunun (dozunda) verdiği mücadeleci bir ruh halidir,
Kendine inanmak ve güvenmektir,
Doğal olmaktır,
Her koşulda mütevazi bir tutum sergilemektir,
Tabuları yenmektir,
Kendini kabullenmektir,
Kendin olarak kalabilmektir,
Koşulsuz mutlu olmaktır,
Bazen kaybetmek de başarıya giden en önemli yollardan biridir.

''Başarılı bir insan ile başarılı olmayan arasındaki fark, güç ya da bilgi eksikliği değil; irade yoksunluğudur.''                                                                                                                                                                                                                                       Vince Lombardi

                                    

Başarı ne değildir?

''Diğerleri ne der'' ya da ''ya başarısız olursam'' diye düşünmek değildir,
Bir iki kez başarısız olduktan sonra pes etmek değildir,
Küçük şeylere takılıp, büyük resmi mahvetmek değildir,
Sürekli negatif olmak ve olumsuzlamalar yapmak değildir,
Ego sahibi olmak değildir,
Hırslı olmak değildir,
Her şeyi biliyorum demek değildir,
Hedeflere ulaştıktan sonra, rahatlamak hiç değildir.

      Tarihe bakıldığında başarı merdivenlerini kimse kolay tırmanmamıştır. Başarıya ulaşan herkes, gece gündüz, çalışarak, ter dökerek başarı mertebesine ulaşmıştır. Günümüzde birçok kişi hemen başarılı olmak istiyor, mücadele vermeden, ter dökmeden, zamana yaymadan... İşe yeni başlayan bir çalışan, hemen, ''ne zaman terfi ederim'' diyor. Spora yeni başlayan bir birey, bir ayda amacına ulaşmak istiyor. Hayatımızda zaman ayırmadan hiçbir şey güzel sonuçlar vermiyor. Bu sebepten başarı yolunda sebat etmek, en önemli başarı faktörlerinin başında geliyor. 


Niyetin Gücü...

''Düşüncelerinizi, oluşturmak istediklerinize odaklayın. İsteklerinizle sürekli uyum içinde yaşayın ve yaratıcı kaynağın hayatınız için sunduğu ipuçlarını bekleyin.''
Dr. Wayne W. Dyer

Umutsuz Niyet

*Amacım (iş, para, ilişki, vb.) beni gerçekten mutlu edecek şeydir.
*Bu girişim sayesinde başarılı olacağımı biliyorum.
*İsteğime ulaşmak kendimi daha kabul edilebilir hissetmemi sağlayacak.
*Yalnızca başarılı olduğumda kendimi güvende hissedeceğim.
*Bunun gerçekleşmesi için acele etmeliyim. Her şey yoluna girene kadar çalışmaya devam etmeliyim.

Kararlı Niyet!

*Kendimi mutlu edecek güce sahibim
*Amaçlarıma daha sonra ulaşabilir ama kendimi bugün de başarılı hissedebilirim.
*Kendimi kabul ediyorum.
*Kendimi şu anda da güvende hissetmek için yeterli güce sahibim.
*Bütün bu olumlu duyguları ve deneyimleri yaratma gücüne şu anda bile sahibim. Şu an bile güveni seçip korkuyu uzaklaştırabilirim.

      Yukarıdaki niyetin gücünü gösteren olumlamalar Sandra Taylor'ın ''Kuantum Başarı'' kitabından alıntıdır. Kararlı bir niyete sahip olmak başarı yolunda giden tüm kapıları açacaktır. Bu yolculuktaki en önemli arkadaşımız irademizdir...




Sevgiler,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr