14 Haziran 2016 Salı

BAŞARI NEDİR? NE DEĞİLDİR?

      İş hayatında ve özel yaşamda çok önemli yeri olan ''BAŞARI'' kelimesi birçok insanın arzuladığı bir mertebedir. Yapılan araştırmalar, insanlara mutluluk sağlayan en önemli faktörün, ''KENDİNİ BAŞARILI HİSSETMEK'' duygusu olduğu yönündedir. Başarı kelimesini biraz daha yakından incelersek, aşağıdaki sonuçlara ulaşabiliriz.

BAŞARI (TDK): Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. 

                                     

Peki, başarıyı farklı olarak, açık bir şekilde nasıl tanımlarız?

Diğer bir deyişle BAŞARI;

Hedeflere ulaşma becerisidir,
Aksiyon almaktır,
Tekrar denemektir, (bazen defalarca kez, tekrar denemektir)
Engeller karşısında pes etmemektir,
Azimli olmaktır,
Disiplinli olmaktır,
Sürekli ''nasıl olsa başaracağım'' sözüne inanmaktır,
Büyük resmi düşünerek kendini motive etmektir,
Erken kalkıp günün planını yapmaktır,
Düşünmektir, kendini değerlendirip, hataları düzeltmektir,
Coşku dolu bir şekilde hayata sarılmak da başarıdır,
Kendini motive etmesini bilmektir,
Şartlar ne olursa olsun, sürekli gülümsemektir,
Pozitif yaşama biçimini yaşam tarzı haline getirmektir,
Her geçen gün daha iyi olmaya çalışmaktır, sürekli öğrenmektir,
Hedef uğrunda çok çalışmaktır,
Konfor alanından uzaklaşmaktır,
Başarısız olma korkusunun (dozunda) verdiği mücadeleci bir ruh halidir,
Kendine inanmak ve güvenmektir,
Doğal olmaktır,
Her koşulda mütevazi bir tutum sergilemektir,
Tabuları yenmektir,
Kendini kabullenmektir,
Kendin olarak kalabilmektir,
Koşulsuz mutlu olmaktır,
Bazen kaybetmek de başarıya giden en önemli yollardan biridir.

''Başarılı bir insan ile başarılı olmayan arasındaki fark, güç ya da bilgi eksikliği değil; irade yoksunluğudur.''                                                                                                                                                                                                                                       Vince Lombardi

                                    

Başarı ne değildir?

''Diğerleri ne der'' ya da ''ya başarısız olursam'' diye düşünmek değildir,
Bir iki kez başarısız olduktan sonra pes etmek değildir,
Küçük şeylere takılıp, büyük resmi mahvetmek değildir,
Sürekli negatif olmak ve olumsuzlamalar yapmak değildir,
Ego sahibi olmak değildir,
Hırslı olmak değildir,
Her şeyi biliyorum demek değildir,
Hedeflere ulaştıktan sonra, rahatlamak hiç değildir.

      Tarihe bakıldığında başarı merdivenlerini kimse kolay tırmanmamıştır. Başarıya ulaşan herkes, gece gündüz, çalışarak, ter dökerek başarı mertebesine ulaşmıştır. Günümüzde birçok kişi hemen başarılı olmak istiyor, mücadele vermeden, ter dökmeden, zamana yaymadan... İşe yeni başlayan bir çalışan, hemen, ''ne zaman terfi ederim'' diyor. Spora yeni başlayan bir birey, bir ayda amacına ulaşmak istiyor. Hayatımızda zaman ayırmadan hiçbir şey güzel sonuçlar vermiyor. Bu sebepten başarı yolunda sebat etmek, en önemli başarı faktörlerinin başında geliyor. 


Niyetin Gücü...

''Düşüncelerinizi, oluşturmak istediklerinize odaklayın. İsteklerinizle sürekli uyum içinde yaşayın ve yaratıcı kaynağın hayatınız için sunduğu ipuçlarını bekleyin.''
Dr. Wayne W. Dyer

Umutsuz Niyet

*Amacım (iş, para, ilişki, vb.) beni gerçekten mutlu edecek şeydir.
*Bu girişim sayesinde başarılı olacağımı biliyorum.
*İsteğime ulaşmak kendimi daha kabul edilebilir hissetmemi sağlayacak.
*Yalnızca başarılı olduğumda kendimi güvende hissedeceğim.
*Bunun gerçekleşmesi için acele etmeliyim. Her şey yoluna girene kadar çalışmaya devam etmeliyim.

Kararlı Niyet!

*Kendimi mutlu edecek güce sahibim
*Amaçlarıma daha sonra ulaşabilir ama kendimi bugün de başarılı hissedebilirim.
*Kendimi kabul ediyorum.
*Kendimi şu anda da güvende hissetmek için yeterli güce sahibim.
*Bütün bu olumlu duyguları ve deneyimleri yaratma gücüne şu anda bile sahibim. Şu an bile güveni seçip korkuyu uzaklaştırabilirim.

      Yukarıdaki niyetin gücünü gösteren olumlamalar Sandra Taylor'ın ''Kuantum Başarı'' kitabından alıntıdır. Kararlı bir niyete sahip olmak başarı yolunda giden tüm kapıları açacaktır. Bu yolculuktaki en önemli arkadaşımız irademizdir...




Sevgiler,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr



      









1 Haziran 2016 Çarşamba

SATIŞLAR DÜŞTÜĞÜNDE AKSİYON PLANI

      SATIŞ, belirli kuralların art arda uygulanmasıyla oluşur. Verimli bir data oluşturulmasıyla başlar ve tahsilat sonrası referans alma işlemi ile son bulur. Arada bulunan adımlar ise; başarılı telefon sunumu, (ya da mükemmel karşılama) ihtiyaç belirlemek, (ihtiyaç olmasa da oluşturmak) ürün ya da hizmetin en iyi şekilde tanıtımını yapmak, fiyat sunumu, itirazların yenilmesi ve çapraz satış veya satış arttırma. En önemlisi ise bu adımların eksiksiz ve mükemmel bir yaklaşım ile uygulanıyor olmasıdır.

                                              

      Satışlar düştüğünde satış temsilcileri ya da işletmeler türlü bahaneler üretir. Piyasa kötü, diğer şubeler de aynı durumda, fiyatımız çok yüksek vb. Çoğu zaman satış biriminde çalışanlar, kendilerini rahat hissetmeleri için bahanelere sığınır. Burada tek geçerli sebep vardır: Satış adımlarının tam olarak eksiksiz bir şekilde uygulanmaması... (çok nadir olarak sebepler başka nedenlere dayanır)

      BAŞARI, konfor alanından çıktığımız zaman ulaşabileceğimiz bir zirvedir. Bu sebepten özellikle satış sektöründe konfor aramamak gerekir. Rahat kabuk içinden çıkıldığında, satış adımlarının tam olarak uygulanması sağlandığında kısa süre içinde tekrar ivme yakalanacaktır. Satış sektöründe ya sonuç ya da bahane vardır. Bu sebepten satış temsilcileri, bahane üretmekten ziyade, nasıl sonuca ulaşılır? Nerelerde hata yapıyorum? Hatalarımı nasıl düzeltebilirim? Vb. soruları kendine sorması gerekir. Sürekli büyük resim düşünülmelidir.

“Bir şeyi gerçekten yapmak isteyen bir yol bulur; istemeyen mazeret bulur.”                                                       E. C. McKenzie

KURTULUŞ PLANI!

*Sunumlar gözden geçirilmelidir (mutlaka bir yerde hata vardır)
*Daha verimli ve sıkı çalışmak için yapılabilecek en az 5 maddenin listesi çıkarılmalıdır (başarı planını tekrar yapmak, daha fazla kontak kurmak, içsel motivasyonu tekrar kazanmanın yollarını aramak vb.)
*En iyi müşteriler ile konuşmak ve onlardan referans istemek
*Yönetici ya da güvenilen bir çalışma arkadaşından sunum ile ilgili geri bildirim dinlemek
*Açığı kapatana kadar iş yerine 1-2 saat erken gitmek ya da geç çıkmak
*Gereksiz görüşmelerden uzak durmak
*Başarılı insanlar ile diyalog kurmak
*Eğlenmek için zaman ayırmak (istirahat etmek)
*Olumsuz olan tüm konuşmalardan uzak durmak ve büyük resme odaklanmak
*Şartlar ne olursa olsun başaracağına inanmak!


                                                 


      Yukarıdaki maddeler tam olarak uygulandığında satış grafiğinin tekrar yükselmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Her işletmede bireysel ya da ekip olarak bazı zamanlarda satışlar düşebilir, önemli olan bahaneler üretmeyip tekrar ivmeyi kazanmanın yollarını aramak ve başarı planını tekrar yapmaktır. Mükemmel satış temsilcileri, sadece satışlar düştüğünde değil, diğer zamanlarda da kendi hatalarını düzeltmeye çalışan ve her geçen gün daha iyi olmaya gayret gösteren bireylerden oluşur.


‘’Bahaneler yeterince elinden geleni yapmayan, öz disiplin ruhu gelişmemiş insanlar içindir.’’
                                                                                                                                    Yücel UYGUN


Daha fazlası ''Satıştan Ziyade Yaklaşım'' kitabında...



Kaynak: Satıştan Ziyade- Yücel UYGUN



Sevgiler,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr









25 Mayıs 2016 Çarşamba

'SATIŞTAN ZİYADE' ÇIKTI!

Uzun zamandır üzerinde çalıştığım yeni kitabım ''Satıştan Ziyade'' Türkiye'deki tüm seçkin kitabevlerinde...
                         
      İlk kitap yazma tecrübemi edinmiş oldum. Bir şeyi çok istersek, gönülden arzularsak gerçekten oluyor. Yazdığım kitap sonrasında bir kez daha bunu anlamış bulundum. Sadece arzu ettiğimiz şeyi ne kadar çok istediğimize bağlı... Yaklaşık iki sene önce kitabımın ilk sayfalarını oluşturdum; içerik, kimler okumalı? Neden okumalı? Vb. gibi sorulara yanıt buldum. Gün oldu akşam başladım yazmaya ve sabaha kadar sürdü, gün oldu gece uyandım, bu konuyu da bitirmeliyim diyerek yazmaya devam ettim, bazı günler (çoğunlukta) sabaha karşı 4.30 gibi başladım yazmaya, bazen de ilham bekledim yazmak için... (klasik müzik ve kahve en önemli tamamlayıcılarımdı) Aklımdaki tek düşünce, diğerlerinden farklı içeriği olan satış kitabımı bir an önce iş dünyasına sunmaktı... Ve sonunda bitti. ''Satıştan Ziyade'' Türkiye'deki tüm seçkin kitabevlerinde yerini aldı. Ve yakın zamanda 'Liderlik & Satış Yöneticiliği' ile ilgili ikinci kitabımı yazmaya başlayacağım...

                        ''SATIŞ BAŞARISININ EN ÖNEMLİ UNSURU 'YAKLAŞIM' DIR.''
                                                                                                             Yücel UYGUN  
                             

                                                          Neden Satıştan Ziyade? 

      İş hayatındaki başarının sırrı, %80 yaklaşım ve %20 teoridir. Satış başarısı için de aynı kural geçerlidir. Potansiyel müşterilere ne sunulduğundan ziyade, nasıl sunulduğu önemlidir...

                                                                       (ÖNSÖZ)          
                                       
      ''Günümüzde tüketicilerin duygusal karar verdiği bir gerçektir. Bunu bir çok kaynaktan ve yapılan araştırmalardan teyit edebiliyoruz. İş dünyasında milyonlarca üretim yapan, ürün veya hizmet sunan işletme mevcut. Hepsinin tek amacı ürün ya da hizmetlerini pazara daha iyi sunabilmek, satış yaparak ayakta kalmaya çalışmak, büyümek ilerlemek ve pazar lideri olmak. Profesyonel markalar, ürün ya da hizmetlerini daha fazla satabilmek için, kalite, maliyet, performans ölçümlerini yapıp, rakiplerini analiz edip, uygun stratejiler belirleyip, hedef kitlelerine uygun bir şekilde sunum yapar.

      Tüketicilerin duygusal karar vermelerinden dolayı artık dünyada ‘LOVE MARK’ terimi de daha sık kullanılıyor. Çünkü, birçok inovatif işletme müşterisinin ihtiyacını karşılamanın yanında onların kalbinde de yer etmek istiyor.

       Pazarda iyi bir marka olmak çok önemlidir. Çünkü, ürün ya da hizmetiniz tercih edilir popüler bir marka olduğunda birkaç adım öne çıkar. Daha fazla satar ve ilgili marka, pazarın lideri olur. Bugün birçok işletme nasıl daha iyi marka olurum ve ön plana çıkarım planını yapmak zorunda olduğu gibi, gerektiğinde de inovasyon yaparak pazardaki değişikliklere ayak uydurmalıdır. Aksi halde gelişime ayak uyduramayan işletmelerin sonu maalesef hüsranla bitecektir.

    Bütün bunların yanında, çok iyi bir marka düşünelim, kendini geliştirmiş, inovatif düşünen, yaratıcı, popüler ve kalite, maliyet, performans üçlüsünde başarılı, kısaca pazarlamanın 4P’sini iyi uygulayan bir işletme olsun. Bu marka her ne kadar sürekli kendini geliştirecek faaliyetlerde bulunsa da en önemli faktörlerden biri çalışanlarıdır. Evet, markaya milyon dolarlar yatırım yapılsın, çalışanlar iyi seçilmez ve eğitilmez ise bir yere varılamaz. Ürünün ya da hizmetin pazara nasıl sunulacağı, kimlerle yola çıkılacağı kilit derecede önemlidir. Bu konuda, en önemli çalışan faktörlerinden biri de satış danışmanları yani ürünü ya da hizmeti pazara sunan bazen aracıyla bazen direkt tüketiciyle irtibat halinde olan satış temsilcileridir…

       İyi markanın en önemli tamamlayıcısıdır satış departmanında çalışan personel. Ve personel iyi eğitildiğinde, firmayı bulunduğu noktadan zirveye de taşıyabilir, eğitimlerinin yetersiz olması durumunda işletmenin mali tablosunu zarara da uğratabilir.


       Bu kitabın yazılmasındaki amaç; birçok markanın ve işletmenin olduğu günümüz koşullarında, birşeyleri farklı yaparak ürün ya da hizmetin daha iyi bir yaklaşım ile müşterilere profesyonelce sunulmasını sağlamak. Çünkü müşterilere, hangi hizmet ya da ürünün sunulduğu kadar, nasıl sunulduğu ve kimler tarafından sunulduğu da büyük ölçüde önemlidir. ''


Kitabımla ilgili emeği geçen ve ilham kaynağım olan herkese tekrar teşekkür ederim.

Tüm isteklerinizin gerçek olması dileklerimle...


Sevgiler,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr













11 Mayıs 2016 Çarşamba

MÜKEMMEL LİDERLİK YAKLAŞIMI NASIL OLMALIDIR?

      Liderlik günümüzde çok önemli bir kavram olmaya devam etmektedir ve sonsuza kadar böyle olacaktır. Her işletmeye, her eve, her ülkeye mutlaka etkili liderler gereklidir. Liderlik bazen doğuştan gelen bir özelliktir, bazen de sonradan öğrenilir. Fakat yapılan araştırmalar duygusal zekâ seviyesi yüksek olan bireylerin daha fazla liderlik özelliği taşıyabileceği yönündedir. Sebebi ise duygusal zekâ seviyesi yüksek bireylerin daha fazla empati yeteneğine ve iletişim becerilerine sahip olmasından dolayı ekibini daha iyi yönetmesidir. Gerçek liderler, çalışanlarına öncelikle insan olduklarından dolayı değer verir, onların iş yaşamı dışındaki karşılaştıkları zorlukla da ilgilenir. Ayrıca gerçek liderler, ekibi düştüğünde onları yerden kaldıran sürekli destek olan bireylerdir.

                 ''Bir iş bittiği zaman, astları 'biz yaptık' diyorsa o LİDER iyi bir liderdir.''

                                      

En iyi liderlik stili olur mu?

      En iyi liderlik stili diye bir kavram yoktur. Daha doğrusu liderlik tek bir stilden oluşmaz. Farklı tecrübeye sahip çalışanlara farklı yaklaşmak liderliğin en temel özelliklerinden biridir. Bazen sadece bir direktif yeterli olurken, bazen sürekli desteklemek gerekir. Bazen bir takdir, çalışanı motive edebilir, bazen yeterli olmayabilir. Hangi çalışan hangi özelliklere sahip? Nelerden hoşlanır? Nasıl motive olur? Vb. konulara çok hakim olan kişidir LİDER.

DÖRT TEMEL LİDERLİK STİLİ

1-Direktif Verici: Bu stilde lider, çalışanına direktif verir ve yönlendirir.
2-Koçluk Edici: Lider yine direktifler verir, yönlendirir, fakat aynı zamanda kararları açıkladıktan sonra öneriler alır ve ekibinin gelişimini destekler.
3-Destekleyici: Lider, görevini yapabilmesi için çalışanına yardım eder, destek olur ve karar verme sorumluluğunu paylaşır.
4-Delege Edici: Lider, karar verme ve problem çözme sorumluluklarını çalışanlarına bırakır.

''Eşit olmayan insanlara eşitlermiş gibi davranmaktan daha büyük bir eşitsizlik olamaz.''

      Dört liderlik stili iki temel liderlik davranışının farklı birleşiminden oluşur. Bu iki temel liderlik davranışı: Direktif verme ve Desteklemedir. Liderin hangi durumlarda hangi stili uygulaması gerektiğini ise üç beceri belirler: Esneklik, teşhis ve performans için ortaklık.

Direktif Verici Davranış: Kişilere ne yapacaklarını, nasıl yapacaklarını, nerede ve ne zaman yapacaklarını söylemeyi ve sonra da onları işlerini yaparken yakından denetlemeyi içerir. 

Destekleyici Davranış: Kişileri dinlemeyi, onlara destek ve cesaret vermeyi, karar verme ve problem çözmeye katılımlarını kolaylaştırmayı içerir.

                               TEK VE EN İYİ LİDERLİK STİLİ YOKTUR!

      Konuyu yine satışa bağlayacak olursak, işe yeni giren veya performansı geride seyreden satış temsilcilerini eğitim ve sürekli destek olma yöntemleri ile 4. aşamaya getirmek şirketin ve liderin en önemli görevlerinden biri olmalıdır. LİDER, işe yeni girmiş emekleme aşamasındaki bir çalışana veya ekipten performansı geride seyreden birine destek olduğunda, o kişiyi koşar duruma getirdiğinde, en önemli görevlerinden birini yerine getirmiş olacaktır. Ayrıca bu durum lideri, iş hayatında hormonsuz başarıya götürdüğü gibi, ilgili çalışan yapılan davranışı sonsuza kadar unutmayarak liderini sürekli takip edecektir. Yine çalışan bağlılığının en önemli kavramlarından biri olan 'TAKDİR' bu başarı yolculuğunda hızlandırıcı görevini görecektir.

''Herkesin yüksek performans potansiyeli vardır. Sadece bazılarına bunu gösterebilmeleri için biraz yardım etmek gerekir.''


kaynak: Leadership and The One Minute Manager, Kenneth Blanchard, Ph.D.-Patricia Zigarmi, Ed.D.-Drea Zigarmi, Ed.D.



Sevgiler,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr