12 Nisan 2017 Çarşamba

SATIŞ SEKTÖRÜNDE SÜRECE ODAKLANMAK

     Günümüzde, çoğu satış temsilcisinin yaptığı hatalardan biri, sürece odaklanmak yerine, sürekli sonuca odaklanmaktır. Bu sebepten dolayı da yapılan satış görüşmesinin kalitesi düşmektedir. Şu satışı da yaparsam süper olacak, hedefime ulaşırsam kendimi mutlu hissedeceğim vb. Aslında bu durum, normalde çoğu insanın günlük yaşamında da, farkında olmadan yaptığı hatalardan biridir; okulu bitireyim mutlu olacağım, evleneyim kendimi daha iyi hissedeceğim, şu ihaleyi bir alsam tamamdır vb. Mutlu olmak halini, sürekli koşullara bağladığımızda, farkında olmadan, hayatımızın sonuna kadar hedefler belirleyip, istediğimiz şeyler yerine geleceği zaman mutlu olmayı ya da tatmin olmayı bekliyoruz. Oysa, mevcut koşullarda mutlu olduğumuzda, hedeflerimize daha kolay ulaşıyoruz ve motivasyon seviyemiz ve tatmin duygumuz daha da artıyor.

“Mutluluk gidilen yolun üzerindedir, yolun sonunda değil.” 
Epiktetos

                                           

Nasıl Yaklaşmak Gerekiyor?

      Öncelikle, bireyin bulunduğu durumdan memnun olması birinci şart. Koşulsuz bir motivasyon. Bunu gerçekleştirmek için (http://yuceluygun.blogspot.com.tr/2016/02/icsel-motivasyonumuz-nasil-olusur.html) linkindeki yazıdan yararlanılabilir. Ancak, en önemlisi ise, şükran duygusudur. Bireyin, her sabah kalktığında, hayatındaki mevcut durumuna sevineceği, en az iki madde düşünmesi ve yazıya dökmesidir. Sağlığım yerinde mutluyum, işim var mutluyum, sevdiğim insanlar yanımda mutluyum, yaşıyorum mutluyum vb. Bu yaklaşıma sahip olan bir satış temsilcisi, sonuç yerine sürece daha güzel bir şekilde odaklanacaktır. Bu gerçektir. Satış operasyonunda sürece odaklanmak demek, eğitimlerimde de sürekli bahsettiğim; içsel motivasyon eşliğinde, insan sevgisini yüksek dozda kullanmak, karşıdaki müşteri adayına öncelikle birey olduğu için değer vermek, onlara yardımcı olmaya çalışmak, yapılan işi değerli görmek, (yapılan her iş, kendi içinde çok önemlidir ve değerlidir) vb. Bazı satış temsilcileri bu yaklaşımı sergiliyor ve gerek özel yaşamı gerekse, iş yaşamı daha coşkulu geçiyor. Ve bu yaklaşım, satış temsilcisinin beden diline de yansıdığından dolayı, müşteriler de, yapılan sunumdan çok memnun kalıyor.

     Satış temsilcisi, diğer yolu seçtiği zaman, yani; sürekli hedefe odaklandığında, kazanacağı ya da kazanamayacağı primi düşündüğünde, sadece satmak için çalıştığında, bu yaklaşım, mutlaka beden diline de yansıyor. Böyle olunca da satış süreci sancılı geçiyor. Günümüzde, müşteriler artık bilinçli ve kimse kendisine bir şey satılsın istemiyor. İstedikleri şey, yardımsever bir yaklaşım, ihtiyaçlarının doğru karşılanması ve işler yolunda gitmediğinde, sorunlarına çözüm bulunmasıdır.  

                                           

     Süreci doğru bir şekilde yönetmek ise, önceki yazılarımda bahsettiğim üzere, duyguları doğru yönetmeyi ve dürtüleri kontrol altında tutmayı gerektiriyor. Yapılan araştırmalar, sürekli pozitif olmanın ve içsel motivasyonun, satış sektöründeki başarıyı, %40'lara varan ölçüde arttırdığını göstermektedir. Sürekli pozitif düşünmeyi öğrenen satış temsilcileri, doğal olarak sürece de daha iyi odaklanıyorlar ve haliyle başarı çizgileri de yükseliyor. Ayrıca sürece odaklanmak, günümüzde işletmeler için çok önemli olan, 'Müşteri Coşkusu' duygusunun da yaşanmasına katkı sağlıyor.

SON SÖZ

Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer ve bilirsin, o nehir asla durmaz.   
Jean Christophe Grange




Sevgilerimle,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr

     

     

15 Mart 2017 Çarşamba

DUYGU YÖNETİMİ & SATIŞ

     Dünya üzerindeki başarılı satış temsilcileri, başarılı liderler, başarılı girişimciler, duygu kontrolünü iyi yapan bireylerden oluşur. Büyük kısmının duygusal zekâ seviyesi yüksektir. Pes etmezler, sürekli tekrar denerler, içlerindeki tutku, azim, başarıya olan açlık seviyesi oldukça yüksektir. Duygu yönetimi aslında hayatımızın her alanında önemlidir. Duygularını, hayatına renk katacak şekilde eğitenler, mükemmel bir yaklaşıma ve iletişime sahiplerdir.

                                        

     Duygu yönetiminde, bireylerin en çok zorlandığı nokta, öfkeli bir çıkış yapmak üzereyken, kendilerini frenleyememelidir ya da stres ve kaygı kaygı kontrolünde yetersiz kalmalarıdır. Satış temsilcilerinin her güne, psikolojik olarak çok güçlü başlamaları gerekir. Bu sebepten, attığı her adımın ve duygularının farkında olması gerekir.

Öfke Kontrolü Nasıl Yapılır?


                                                  (Duygusal Zekâ-Daniel Goleman kitabından alıntıdır.)

     Yukarıdaki trafik lambası kuralını, hayatımızın birçok alanında kullanmamız mümkündür. Çünkü, öfkeye, öfkeyle karşılık vermek, problemi asla çözmeyecektir. Trafik lambası kuralının türevlerini de satışın birçok aşaması için kullanabiliriz. Satışta en önemli kurallardan biri de pes etmeden tekrar denemektir. Satış temsilcileri, sürekli yeni müşteri adayları ile görüştüklerinden dolayı, farklı insan yaklaşımlarına maruz kalırlar. Üzerine bir de hedef baskısı eklendiğinde, işleri daha da zorlaşır. Bu sebepten dolayı da çok sağlıklı bir düşünce yapısına ve psikolojik kasa sahip olmaları gerekir. Psikolojik olarak kendilerini kontrol edemeyen satış temsilcileri, çok başarılı olamayacaktır.

Satış Sürecinde Duygu Yönetimi Yapılması Gereken Bazı Anlar

Telefon sunumu: Bazı günler, saha satışçıları için ofis günleridir. Haftalık randevularını organize ederler. Birçok firma ile görüşürler ve randevudan çok ret cevabı alırlar. Telefon sunumu, satışın vazgeçilmez bir parçasıdır. Bazı satış temsilcileri telefonda konuşmayı sevmezler. Bu konuda kendilerini geliştirmeleri en doğrusu olacaktır. Çünkü sürekli satış sektöründe, telefon sunumları karşılarına çıkacaktır. Yönetici oldukları zamanlarda da bu konuda ekibini eğitmeleri açısından önemlidir. Burada duygu kontrolü yapılması gereken en önemli an, olumsuz görüşmeler sonrasında, pozitif bir şekilde yeni görüşmeye odaklanmak olacaktır. Önceki görüşmenin olumsuzluğu asla yeni görüşmeye bulaştırılmamalıdır. (En sık yapılan hatalardan biri, önceki görüşmelerin olumsuzluğunun yeni görüşmeye kaygı ifadesi olarak bulaşmasıdır.) Duygu yönetimi: ''Listemde X miktarda kişi var, mutlaka içinde ilgilenecek en Y miktarda potansiyel müşteri mevcuttur.''

Satın almayan müşteri: Evet, bazı zamanlarda, satış temsilcisi ne yaparsa yapsın, müşteri adayı satın almayabilir. Hatta bazı zamanlarda, satış görüşmesi için, günler veya aylar geçebilir ve sonuç negatif olabilir. Bazen de tam imza aşamasında, müşteri adayı geri çekilir veya imza attıktan sonra da iptal edebilir. Burada yine duygu kontrolü yapılması oldukça önemlidir. Satış sektöründe bu tarz durumlar zaten sürekli olacaktır. Bir gider, beş gelir mantığında pozitif bir şekilde yaklaşım göstermek doğru bir adım olacaktır. Duygu yönetimi: ''Herkese satmak mümkün değildir, diğer müşteri adaylarıma odaklanayım, ulaşmam gereken bir hedefim var ve bu konuda kimseye mahcup olmamalıyım...''

İtirazlar: Gerçek satış, itirazlardan sonra gelen satıştır. İtirazlardan sonra yine pozitif bir tutum sergilemek ve panik yapmadan ürün ya da hizmetin faydalarına odaklanmak gerekir. En çok yapılan hatalardan biri, itiraz sonrası, satış temsilcisinin enerjisinin düşmesidir. Bu yanlıştır. Nasıl olsa itirazlar satışın bir parçasıdır, en az 3-4 itiraz yenmeliyim düşüncesi doğru bir adım olacaktır. Duygu yönetimi: ''İtirazlardan sonra pozitif yanıt geleceğine eminim ve daha çok itiraz yenmeliyim. Sempatik bir şekilde itirazları yenmeye çalıştığımda, karşı tarafın rahatsız olmayacağına eminim.''

Her ay sıfırdan başlamak ve hedef baskısı: Satış temsilcileri, her aya sıfırdan başlarlar. Bu durum da bazen satış temsilcileri için, kontrol edilmesi zor bir durumdur. Sürekli yeni başlayan bir ay ve hedefler, bazen aşırı yorgunluk hissi verecektir. Burada ise sürekli sürece odaklanan satış temsilcileri, duygularını daha iyi kontrol edecektir. Yaptığı işi değerli görmek başta olmak üzere, insanlara faydalı olmaya çalışmak ve kendisi için geleceğe yönelik fırsat oluşturmak (kariyer planı) satış temsilcileri için bu aşamada yol gösterici bir tutum olacaktır. Bir de satış sektörü yorucudur fakat, diğer sektörlere göre çoğu zaman çok kazandırır. Bu da hatırlanmalıdır. (tabii ki dinlenmek ve hobiler de önemlidir) Duygu yönetimi: ''Her ay tecrübelerim gelişiyor ve her geçen ay gelecekteki büyük resmime bir adım daha yaklaşıyorum.'' 

Sürekli farklı müşteriler ile görüşmek: Satış temsilcileri, türlü müşteri adayları ya da müşteriler ile görüşürler. Tabii ki her zaman herkes, mükemmel bir iletişime sahip olamıyor. Sinirli, kararsız, ukala, alaycı vb. müşteri tipleri söz konusudur. (önceki aylarda detaylı bir şekilde yazmıştım) Bu aşamada her müşteri adayına tabii ki farklı yaklaşımlar göstermek gerekir. (örnek: sinirli ise yukarıdaki trafik lambası kuralını uygulamak) Fakat burada ortak payda; satış temsilcisinin sabırlı olması, işine değer vermesi, karşısındaki kişiye değer vermesi ve yardımsever bir yaklaşımdır. Ve özellikle farklılıklara sahip müşteriler ile ilgilenirken, çalışanın duygusal zekâ seviyesi de gelişecektir. Duygu yönetimi: ''Herkes farklı özelliklere sahip, bunu kabul etmeliyim, harika bir yaklaşımla hepsi ile başa çıkabilirim.''

     Yukarıdaki duygu yönetimi örneklerini, çok iyi ayarlayan satış temsilcileri, işinde daha başarılı olacaktır ve yaptıkları işten daha çok zevk alacaklardır. Hepsi için ortak nokta, her koşulda pozitif bir yaklaşım ve umutla tekrar denemektir. 

                                                                        BONUS

''Başarı hiç şevkini kaybetmeden, başarısızlıktan başarısızlığa atlamaktır.''
                                                                                                 W. Chirchill



Sevgilerimle,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr




14 Şubat 2017 Salı

SATIŞTA ZİRVEYE GİDEN YOL

     Hemen her satış departmanında, satış raporlarında, başarı sıralamasında, en altta ve en üstte yer alan satış temsilcileri vardır. En üstte yer alan satış temsilcilerine, başarının sırrı sorulduğunda anlatacakları çok şey vardır. Raporun en altında olan satış temsilcilerine neden orada oldukları sorulduğunda ise, genelde çoğunun bahaneleri vardır. Kriz var, piyasa kötü, kalitesiz data, iyi yönetilmiyorum, potansiyel olmayan müşteriler bana denk geliyor, sadece ben değil, herkesin satışları kötü vb... Uzun süre satış raporunun altlarında yer alan satış temsilcilerinden, çok azı geliştirmesi gereken yönler olduğuna inanır veya geçici de olsa, bazı satış adımlarını atladığını fark eder.

                          

HARİKULADE SATIŞ BAŞARISI İÇİN BAZI TAVSİYELER;


Büyük resminiz olsun: Başarılı insanların çoğuna baktığımız zaman, büyük hedefleri vardır. 3-5 yıl içinde zor ulaşacağı veya hayatının sonuna kadar kolay ulaşamayacağı büyük hedefler. (ya da ikisi birden) Satışta içsel motivasyonu sağlamak için, büyük resim önemlidir. (örnek: sektörde en iyi satış yapanlar arasında yer almak, yönetici olmak veya çalıştığı işletmenin en üst pozisyonunda yer almak vb.)


Her güne mükemmel bir enerji ile başlayın: Evet mümkün. Sadece biraz konfor alanından çıkmak yeterli olacaktır. Bunun için, yaklaşık bir saat erken kalkıp, sabah sporu yapmak, günün iş planını düzenlemek ve motive edici bir kitap okumak yeterli olacaktır. (tercihen satış ile ilgili ya da farkındalık oluşturacak geliştirici bir kitap)

Açık kalmış dosyaları kapatın: İnsan beyninin yorulmadığını duymuşsunuzdur. Sadece bilgisayarda olduğu gibi, açık kalmış dosyalar varsa yorulur. Bu sebepten zihninize takılan bir şey var ise, işe başladığınızda onu unutun. Aksi halde, endişeli yaklaşım, iş hayatınıza da bulaşacaktır. Mükemmel satış için, her zaman psikolojinizin sağlıklı olması gerekir.

Hedef belirleyin: İşletmenin size verdiği hedefler mutlaka olacaktır. Kendi hedefiniz,
bu hedeften biraz daha yüksek olursa, stresli durum, tatlı bir baskıya dönüşecektir. Hedefleri, küçük parçalara ayırın ve şartlar ne olursa olsun onlara ulaşmaya çalışın. (Örnek: Her ayın 25'i ay sonu gibi düşünülebilir ya da haftalık parçalara ayrılan hedeflere, her hafta sonu, ay sonuymuş gibi yaklaşılabilir.)

Duygu kontrolünü iyi yapın: Satışta başarı için, en önemli unsurlardan biri de duygu kontrolünün iyi yapılmasıdır. Satış süreci zordur, sürekli engelleri aşıp, pozitif olmak gerekir. Duygu kontrolü yapılacak bazı durumlar;

-İş dışındaki herhangi bir olayı, işe yansıtmamak (aksi halde problem bir iken daha fazla olabilir)
-İş yerinde moralinizi bozan bir olay karşısında, duygularınızı kontrol etmek (İyi niyet saflığı çerçevesinde, elinizden gelenin en iyisini yapıyorsanız her zaman içiniz rahat olsun, fakat burada biraz sınırları zorlamak önemli.)
-Müşteri adayları ve çalışma arkadaşlarınız ile sürekli empati kurun (Onlar kurmasa bile. Zamanla onlar da kuracaktır, duygular bulaşıcıdır.)
-Pozitif olan yaklaşımınızı hiçbir zaman bozmayın, karşı taraf sizi zaman zaman zorlasa dahi, davranışlarınızı karşı tarafın yönlendirmesine izin vermeyin
-Birkaç müşteri ilgisiz olsa dahi, diğer müşteriye geçerken, muhteşem bir enerji ile geçin (sanki öncekilerin hepsine satmış gibi)

Yukarıdaki örneklere birçok ekleme yapılabilir. Asıl kural, duygularınızı her zaman, hayata renk katacak şekilde eğitmenizdir.

Kendinizi sürekli ölçün: Haftalık, aylık ve yıllık bazda, sunumlarınızı ve sunumlara göre gerçekleşen satışlarınızı sürekli ölçün. Aynı zamanda bu, çok eğlenceli bir süreçtir. Her geçen gün daha iyi olmaya çalışmak için başarı planı yapın.

Kendinizle yarışın: Ekiple birlikte çalışmak mükemmel bir duygudur. Ekip içinde tatlı bir rekabete mutlaka girin fakat, bir yandan da kendinizle yarışın. Çünkü, ekip içinde en başarılı olmak bazen yetersiz kalabilir. Bu sebepten potansiyelinizin farkında olun ve sürekli inovatif şekilde kendinizi geliştirin.

Konfor alanınızı terk edin: Dünyada birçok kişi, konfor alanından çıkamadığı için, başarıya ulaşamaz. (randevu hedefine ulaşmadan iş yerini terk etmek, spor yapmamak için bahane üretmek, itirazları yenmeden satış görüşmesini bitirmek vb.)

Kendinize inanın ve pes etmeyin: İnanmak, başarıya aç olmak, çok çalışmak ve başarıyı hak ettiğine inanmak. Günümüzde birçok kişi başarıya ne kadar yakın olduğunu fark etmiyor ve hemen pes ediyor. Başarı genelde, pes etmeyen tekrar tekrar deneyen kişilerin oluyor.

Enerjiniz ile insanları etkileyin: Zor değil. Ofise girdiğinizde herkese coşku dolu bir günaydın, müşteri adayı ile görüştüğünüzde muhteşem bir enerji ile merhaba deyin.

İz bırakın: Her görüşmeye o kadar çok değer verin ki, müşteriler sizinle tekrar görüşmek istesinler. Uzun bir zaman geçse dahi sizi hatırlasınlar. Muhteşem bir duygudur. Bunun için, işinizi sevgiyle ve büyük bir tutku ile yapın.

Sürece odaklanın: Öncelikle amacınız, insanlara faydalı olmaya çalışmak olmalıdır. Sürece odaklanan satış temsilcileri, çok daha mutlu olurlar. Ne satarsanız satın, aşk ile satın.

İnsanlara yardımcı olun: Sadece kendi başarınız için değil, ekip başarısı için de çalışın. Gerekirse, hedeflerinde geri kalmış arkadaşlarınıza yardım edin. (bu aynı zamanda yöneticinizin, liderlik özelliğinizin olduğunu fark etmesini de sağlayacaktır) Göreceksiniz ki daha mutlu olacaksınız.

Zorluklara karşı dirençli olun: İş hayatı her zaman toz pembe değildir. Bazı zamanlarda mutlaka problemler olacaktır. Burada formül, değiştirebileceğiniz şeyler ile ilgili, sonuna kadar mücadele edin fakat, değiştiremeyeceğiniz şeylerle ilgili 30 saniyeden fazla harcamayın. Aksi halde, zamanınız boşa gidecektir. Olumsuzluklar ile ilgili düşünmek yerine, hedeflere ulaşmak için tekrar plan yapmak yerinde olacaktır. Yapılan araştırmalar, çalışanlar için en çok iş tatmini sağlayan unsurun, başarılı olmak duygusu olduğunu göstermektedir.

Bahane üretmeyin: Satışta ya sonuç ya da bahane vardır. Asla bahane üreten satış temsilcilerinden olmayın, gerekirse tekrar deneyin, tekrar başarı planı yapın ama asla pes etmeyin.

Sahip olduğunuz şeylere şükür edin: İnsanoğlunu en çok motive eden ve sağlıklı bir psikolojiye iten şeylerin başında, şükran duygusu vardır. (sağlıklı olmak bunlardan en önemlisidir)

İstirahat edin: Burada kural çok basit, işi işte çok iyi yapın, iş dışında da çok iş düşünmeyin. Bazı çalışanlar, işi işte çok iyi yapmadıklarından dolayı, iş dışında da işle ilgili şeyleri düşünmek zorunda kalıyor. İşteyken, kendinizi sonuna kadar işe verdiyseniz, elinizden geleni yaptıysanız, eve gittiğinizde de vicdanınız rahat olacaktır.

Kendinizi yenileyin: Satış sektörü yorucudur, bu sebepten kendinizi sürekli ödüllendirin. Ekstrem sporlar ya da çok sevdiğiniz bir spor dalı olabilir, bunlar için zaman ayırın. (snowboard, windsurf, futbol vb.)

Harikulade bir iletişime sahip olun: Şartlar ne olursa olsun, kimseyle iletişimizi bozmayın. Yöneticiler, çalışma arkadaşlarınız ve müşterileriniz ile kusursuz bir iletişim kurun. Hayattaki başarının da %80'inin mükemmel bir yaklaşım ile ilgili olduğunu unutmayın.

Ve son olarak, hayal kurun, inanın ve gerçekleştirin...




“İnsanlar hayallerinize gülmüyorsa, hayalleriniz yeterince büyük değildir.” Robin Sharma






Sevgilerimle,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr




   

26 Ocak 2017 Perşembe

HAYATIMIZDAKİ ENGELLER GERÇEKTEN FIRSATA DÖNÜŞÜR MÜ?

     Tarihi incelediğimizde, birçok ünlü düşünürün, zorluklardan fırsatlar çıkarılması gerektiğini savunduğunu görüyoruz. Gerçekten böyle midir? Nietzche'nin dediği gibi, öldürmeyen acı, insanı güçlendirir mi? Eğer böyle ise neden birçok insan karşısına küçük bir engel ya da zorluk çıktığında pes ediyor ya da moralini bozuyor?

     Evet, hayatımız boyunca türlü engeller ile karşılaşıyoruz. Ve bu durum sonsuza kadar böyle gidecek. Benim bu konuda farkına vardığım gerçek; bir zorluk ile karşılaştığımız zaman, ilk aklımıza gelen düşünce, ''bu zorluk beni gelecekte ne kadar güçlü yapacak'' düşüncesi olmalıdır. Burada bazen, çok ciddi bir duygu kontrolü yapılması gerekmektedir. Mücadele verdiğimizde değiştireceğimiz zorluklar ile bence sonuna kadar savaşmalıyız fakat, değiştiremeyeceğimiz olaylar ile ilgili ise kabullenmek ya da zorluk durumuna göre, kendimize göre farklı bir stratejik plan oluşturmamız da gerekebilir. Çoğu zaman karşılaştığımız zorlukların 3-5 sene sonra bir önemi kalmıyor. Burada önemli olan anahtar kelimeler, sabır, şükran duygusu, geçmişten ders çıkarma ve savaşçı ruh halidir. Bazen karşımıza çıkan bir engel, bizi aşırı derece zorladığında, strese soktuğunda ve düşünce sistemimizi kilitlediğinde, işin içinden çıkılamayacak derecede etkilediğinde, ölüm bilincini hatırlamamız da bizi sakinleştirecektir. Çünkü, hayat o kadar kısa ki, hiçbir şey için üzülmeye değmiyor. Beş yüz sene yaşama garantimiz olsa durum belki biraz daha farklı olabilirdi...

''Engeller, gözünüzü hedeften ayırdığınız anda, karşınıza çıkan o ürkütücü şeylerdir.''
                                                                                                                           Henry Ford
   
     Engeller karşısında, üzüntünün panzehiri olan, bir diğer metodoloji ise büyük resmin hatırlanmasıdır. Eğitimlerimde sürekli bahsettiğim konu, büyük resim. Eğer bir birey, ömrünün sonuna kadar ulaşabileceği bir büyük resme sahipse (ya da uzun vadeli bir hedefe), karşısına çıkan zorluklardan çok daha az etkilenir. Yukarıdaki Henry Ford'un sözünde olduğu gibi, engeller aslında gözümüzü hedeften ayırdığımız anda gerçek engele dönüşüyor. Hedefe odaklandığımızda ise karşımıza çıkan engel görünümünde basamağı, basit bir duygu kontrolü ile gelecekte fırsata çevirmemiz olasıdır. Bu sebepten hayata dair büyük resmi olmayan bireylerin, öncelikle, yaşamının sonuna kadar zor ulaşabileceği bir büyük resim belirlemeleri gerekir. Ve bu hedefe giderken birden çok yolun varlığı da unutulmamalıdır.

                                          

     Basit bir örnek; hayata birkaç kez sıfırdan başlamış başarılı işletme sahipleri ya da çalışanlar vardır. Ve bu kişiler birkaç kez sıfırı gördüğünden dolayı, iş hayatı ile ilgili çok fazla stres yapmazlar. (bir daha sıfıra inmemek için, ne yapılması gerektiğini iyi bilirler) Çünkü, bir daha aynı durum tekrar ederse, nasıl işin içinden çıkılacağını bilirler. Özel yaşam için de benzer durumlar geçerlidir. Yine çoğu zaman iyimser bir tutum sergilemek, çoğu zorlukların üstesinden daha kolay gelinmesini sağlayacaktır.

''Kötümser, her fırsatta zorluk görür. İyimser, her zorlukta fırsat görür.''
                                                                                         Winston Churchill

     Bazı zamanlarda, bakış açıları da çok önemlidir. Pozitif düşünme eğilimi olmayan bir kişi, karşısına çıkan fırsatı engel olarak dahi görebilir. Bu sebepten karşımıza çıkan olayları çok farklı açılardan değerlendirmek gerekebilir. Farklı bir örnek; bir çalışan çeşitli sebeplerden dolayı işten çıkarılabilir ya da bir birey, çok sevdiği evinden çıkmak zorunda kalabilir. Burada odaklanılması gereken, sonraki işin ya da evin daha iyi şartlar ve güzellikler sunma ihtimalinin yüksekliğidir. Burada duygusal zekâ devreye girmektedir. Duygularını, hayatına renk katacak şekilde eğitmek, kişinin kendi elindedir. Aşağıdaki söz, muhtemelen bu konuda gelinen son nokta olsa gerek;

“Olgunlaşmak, hiçbir şeye şaşırmamaktır.” 
                                                      Dostoyevski

Satış temsilcileri, zaman içinde, hayattaki zorluklara karşı daha dayanıklı olurlar mı?

     Bilindiği üzere, satış temsilcileri sürekli potansiyel müşteri adaylarına sunum yaparlar ve çoğu zaman reddedilirler. Ve yılmazlar, tekrar denerler. Benim bu konudaki düşüncem, duygu kontrolünü iyi yapan satış danışmanları ya da benzer bir sektörde çalışanlar (şikayet karşılama departmanı vb.) özel yaşamlarındaki zorluklara karşı direnme sürecinde, daha şanslı olabilirler. Çünkü, düşünce sistemi sürekli, zorluklara karşı tekrar denemeye programlanmış şekilde çalışır. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?


Sevgilerimle,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr




   

19 Ocak 2017 Perşembe

KALBİNİZLE YAPTIĞINIZ HER ŞEY SİZE GERİ DÖNECEKTİR

     Bu yıl ilk yazımı anca yazabiliyorum. Nereden başlayayım diye düşünürken, birden aklıma, her gün ajandama bir adet yazdığım ve eğitimlerimde sürekli kullandığım, yaşamıma yön veren özlü sözlerim geldi. Çocukluğumdan bu yana okuduğum bazı aforizmalar, bana her zaman kuvvet vermiştir ve yol haritamın bir parçası olmuşlardır. Bu yıl yine ajandama, her sabah yazacağım ve beni etkileyen özlü sözlerden bazılarını, bu seneki ilk yazımda paylaşmak istedim.

     Hepsinin içinde çok derin anlamlar yatıyor, özel yaşamımız ve iş yaşamımızla ilgili ilham verebilecek  olanlardan bazıları;


''Başarılı bir insan ile başarılı olmayan arasındaki fark güç ya da bilgi eksikliği değil irade yoksunluğudur.''

Vince Lombardi


“Motivasyon konusundaki en önemli şey, hedef belirlemektir. Daima bir hedefin olmalıdır. ”

Francie Larrieu Smith

“İnsanlar hayallerinize gülmüyorsa, hayalleriniz yeterince büyük değil demektir.”
Robin Sharma

“Hiçbir şeyden asla vazgeçme; çünkü vazgeçenler yalnızca kaybedenlerdir.”
Abraham Lincoln

“Uçurtmalar rüzgar gücü ile değil, o güce karşı koydukları için yükselirler.”
W. Churchill

“Yaşamın ilginç yanlarından birisi de, en iyinin dışında bir şey kabul etmeyenlere genellikle en iyiyi vermesidir.”
W. Somerst Maugham

“Bazı yenilgilerin nedeni, insanların işi yarıda bıraktıklarında, başarıya ne kadar yakın olduklarını bilememeleridir.”
Thomas Edison

‘’İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez.’’
Antoine De Saint – Exupéry

‘’Mutlu olmak istiyorsan, başkalarının mutluluğu için de çalış. Bunun sevinci, seni mutlu etmeye yetecektir.’’
~Beethoven~

‘’Kendi ışığına güvenen, başkasının parlamasından rahatsız olmaz.’’
Viktor HUGO

''Kötümser, her fırsatta zorluk görür. İyimser, her zorlukta fırsat görür.''
Winston Churchill

‘’Her Şey, neye layıksa ona dönüşür.’’
Mevlânâ

“Sıkıntılı zamanlarında sakın ümidini kesme; çalış, gayret göster. Göreceksin ki, bir gün güneşli, neşeli günler seni kucaklayacaktır. Güçlük kolaylıkla beraberdir.”
Mevlânâ

‘’Rotanızı bir yıldıza sabitlerseniz, bütün fırtınalarda yönünüzü bulursunuz.’’
Leonardo Da Vinci

''Zafer, zafer benimdir diyebilenindir.'' 
M. Kemal Atatürk


“Açıktır ki yazgıların en güzeli, bir insannın sahip olabileceği en büyük hazine, tutkuyla yaptığı bir iş için ona para ödeniyor olmasıdır.”

A. Maslow

''Kişi bir şeye kendini tamamen adadığında, Tanrı da harekete geçer.''
Goethe

“Bir şey yap, güzel olsun. Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz. Beceremez misin? Öyleyse güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun. Çünkü her insan ölecek yaşta.”

Şems-i Tebrizi

Ve en çok sevdiğim, tüm eğitim slaytlarımın sonuna eklediğim söz;


Sizin ev sevdiğiniz özlü söz hangisi? 


Sevgilerimle,

Yücel Uygun
Kurucu
DBA Consulting

yuceluygun@dbaconsulting.com.tr
www.dbaconsulting.com.tr